Türkiye’nin en mutlu şehri Sinop’ta gezilecek yerler


Ülkenin en kuzeyinde bulunan Sinop, köklü bir tarihe sahip ve aynı zamanda huzurlu yaşam alanıyla gizli cennet olarak nitelendiriliyor. Denizi, şelaleleri, kültür varlıklarıyla yerli halkını olduğu gibi gezenleri de mutlu eden Sinop, ziyaretçilerine farklı türde gezi alternatifleri sunuyor. Yaz tatili için plajları, tarihi geziler için müzeleri, yapıları, doğa gezileri için orman içerisinde bulunan şelaleleriyle ve Yunan felsefesine dayanan yönleriyle her kesimi tatmin edecek turistik kaynağa sahip.

Mutlu kentin mutsuzluk müzesi: Tarihi Sinop Cezaevi



 

 

Son yıllarda pek çok sayıda yerli turistin dikkatini çeken cezaevi, üç tarafı denizlerle çevrili bir kale görünümünü andırıyor. Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi’nde tersane olarak kullanılan cezaevi, 1887-1999 yılları arasında hapishane olarak hizmet vermiştir. Kaçışı olmayan ada olarak bilinen Alkatraz’a benzetilerek “Anadolu’nun Alkatrazı” olarak adlandırılan hapishane, 2000 yılında ise müzeye çevrilerek ziyarete açıldı. Binlerce hükümlünün ömürlerini geçirdikleri zindanlar şimdilerde paslanmış demir parmaklıkları, aşınan duvarlarıyla ziyaretçilere hüzünlü anlar yaşatarak mahkumların hikayeleri hakkında derin düşüncelere sevk ediyor.

Haftanın her günü ziyaret edilmenin mümkün olduğu müzeye şehir merkezinden minibüslerle gidilmektedir.

Sinoplu Diyojen



M.Ö. 412’de Sinop’ta doğan Diyojen, babasıyla yaptığı altına değersiz maden karıştırma suçundan dolayı Yunanistan’a sürgün edildi. Diyojen, Atina’da geçirdiği zamanlarda erdemi savunan bir filozofa dönüşmüş ve Büyük İskender’e yüzyıllar boyunca hatırlanacak “gölge etme başka ihsan istemem” sözünü burada söylemiştir. Kentin yabancı turistler tarafından çekici bulunan yanlarından biri olan 6 metre yüksekliğindeki Sinoplu Diyojen Heykelini Samsun Büyükşehir Belediyesi, Sinop Belediyesi’ne hediye etmiştir.

Sinop Arkeoloji Müzesi



İlk adımlarının 1932 yılında Selçuklu Veziri Müinüddün Pervane tarafından yaptırılan Pervane Medresesi’nde eserlerin sergilenmesiyle başlayan müze, çağdaş anlamda dönüşümünü tamamlayarak 2006 yılında şimdiki halini almıştır. Küçük buluntular salonu, taş eserler salonu, amphora salonu, sikke bölümü, ikona salonu ve bahçesiyle ziyaretçilere sunuluyor. Küçük buluntular salonunda İlk Tunç Çağı’ndan Bizans sonuna kadar olan dönemde kullanılan pişmiş topraktan yapılmış kaplar, vazolar ve araç-gereçler sergilenmektedir. Taş eserler salonunda Arkaik Çağ’dan itibaren bulunan Anadolu’nun en eski mezar taşları sergilenmektedir. Helenistik Dönem ve Roma Dönemi’nde geçimin amphora ile sağlandığını gösteren amphora kaplar ve amphora fırını sergilenmektedir.

Türkiye’nin en kuzey noktası: İnceburun



Volkanik tüf ve tabakalaşmış lavların birbiriyle bütünleşmesi sonucu üzerine oluşmuş doğal bir kıyı olan İnceburun, Türkiye’nin en kuzey noktasında bulunmaktadır. Ülkenin en önemli deniz fenerlerinden birinin bulunduğu burun, görenleri hayran bırakan bir Karadeniz manzarasına ve temiz bir havaya sahiptir. İnceburun, dik yamaçlı, girintili çıkıntılı yapısıyla Karadeniz’in diğer kıyılarından farklıdır.

Erfelek Şelaleleri



Erfelek Şelaleleri, Sinop’un Erfelek ilçesi Tatlıca köyü’nde bulunan 28 şelaleyi kapsamaktadır. İrili ufaklı bu şelaleler, iki ormanın birleştiği derin bir vadinin arasında görsel şölen sunuyor. Sinop’ta ön plana çıkan turistik yerler arasında olan Erfelek, 2011 yılında tabiat parkı ilan edildi. Vadi içerisinde kaldığı için ulaşımı güç olarak düşünülse de farklı yürüyüş parkurlarıyla şelalelere kolayca ziyaret gerçekleştirmek mümkün. Dinlenmek isteyen ziyaretçilere şelale üzerinde bulunan yaklaşık 100 yıllık değirmenlerde yaban hayatı eşliğinde hizmet sunuluyor.

Hamsilos Fiyordu



Türkiye’nin tek fiyordu olma özelliğini taşıyan Hamsilos, birinci derece doğal sit alanıdır. Sinop’un doğal güzellikleri arasında sakin ve huzurlu vakit geçirmek isteyenler için biçilmiş kaftan. Koyun güzelliğini daha yakından görmek için tekne turuna çıkmak, koyda yapılan aktivitelerden. Hamsilos, turistik yönünün dışında fırtınalı havalarda balıkçılar için sığınak görevi de görüyor.

Sinop Etnografya Müzesi



Sinop merkezde eski bir konak içerisinde Sinop halkının geleneksel yaşam tarzları yaşatılmaktadır. 18. yüzyıl konağı özellikleri olan kilim, ahşap dolaplar ve kıyafetler gibi evlerde kullanılan objelerin sergilendiği konakta savaşta kullanılan kılıçlar, miğferler ve tabancalara da yer verilmektedir.

Mehmetcan Sarıkaya

Ben Mehmetcan Sarıkaya, 24 yaşındayım. Edirne doğumluyum. Düzce Üniversitesi'nde Turizm öğrencisiyim. Yeni yerler gezip görmeyi, keşifler yapmayı seviyorum. Sizlere birbirinden güzel destinasyonları anlatacağım. Böylelikle Gezi Biletim sizler için online rehber görevi görecek. Gezi Biletim ile "En Kaliteli Tatiller Sizin Olsun!"

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: