Sonbaharın en çok yakıştığı şehirler


Haber7/ Esma BALCIOĞLU

Sonbahar mevsimi, sarıdan kırmızıya ve kızıla getirdiği tüm renkleriyle en gri şehirleri bile renk cümbüşüne çeviriyor. Havaların serinlemesine rağmen masalsı renkleriyle içinizi ısıtan sonbaharda parklar, bahçeler, ormanlar özellikle fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar oluşturuyor. Yağlı boya tablolarını aratmayan zarafetiyle önünüze serilen doğanın renk cümbüşüne yakından şahit olmak istiyorsanız sonbaharın en çok yakıştığı şehirlerde yürüyüp fotoğraf çekerken adeta büyüleneceksiniz. Renklerin ahenkle dalgalandığı romantik atmosfere sahip en güzel sonbahar şehirleri listemizi sizler için hazırladık.

KYOTO- JAPONYA

Sakuralarıyla ilkbaharda tüm dünyanın ziyaret etmek istediği Japonya’nın en geleneksel şehri Kyoto, hem tarihiyle hem de doğa manzaralarıyla masallar diyarına benziyor. Tarihi Japon sarayları ve bahçelerinin sonbaharda büründüğü kızıl renkler, havanın serinliğine rağmen içinizi ısıtıyor. Tapınak mimarisiyle eşsiz bir uyum sağlayan sonbahar renkleri arasında fotoğraf çekmeye doyamayacaksınız.

BRUGGE- BELÇİKA

Çikolata kokan tarihi sokakları, Orta Çağ mimarisi taş evlerinin arasından geçen kanallarıyla her mevsim mistik bir havaya sahip olan Brugge, son baharda bir başka güzelliğe bürünüyor. Minik bir masal kasabasına benzeyen Brugge, Kuzey’in Venedik’i olarak biliniyor. Venedik kadar kalabalık olmaması sayesinde taş evler arasında sakin ve huzurlu sandal turu yapabilirsiniz. Şehrin meydanları, parkları ve tarihi binaları adeta zaman yolculuğuna çıkmanızı sağlayacak.

EDINBURGH- İSKOÇYA

İskoçya’ya 1437 yılından beri başkentlik yapan Edinburgh, Avrupa’nın kalabalık olmayan, çok fazla turistin ziyaret etmediği nadir sakin şehirlerinden biri. Avrupa’nın en güzel görünümlü kentlerinden biri olarak da kabul edilen şehir, klasik Orta Çağ ve Georgian mimarisiyle göz kamaştırıyor. İskoçya’nın doğa manzaralarının sonbaharda dönüştüğü muhteşem renk kartelası, gözleri kamaştırıyor.

PRAG- ÇEKYA

Çekya’nın başkenti Prag, Orta Çağ esintileri taşıyan sokakları ve çok iyi korunmuş gotik barok mimarisiyle Avrupa’nın en çok ziyaret edilen şehirleri listesinde yer alıyor. “Avrupa’nın kalbi”, “Şehirlerin anası”, “Masal şehir” gibi isimlerle anılan şehrin, 2. Dünya Savaşı’nda tahrip etmeye kıyılamayan iki şehirden biri olduğu rivayet ediliyor. Prag’da görmeniz gereken yerlerin başında buraya gelenlerin ya da gelmek isteyenlerin en çok görmek istediği Charles Köprüsü bulunuyor. Ayrıntılı mimari özellikleriyle şehrin en göz alıcı yapısı olarak karşımıza çıkan köprü, Prag’a gelenlerin mutlaka uğrayıp fotoğraflarını çektiği ihtişamlı yapı olarak dikkat çekiyor.

QUEBEC- KANADA

Quebec Eyaleti’nin başkenti olan Quebec, Kuzey Amerika’nın en eski yerleşkelerinden biri olarak hem modern şehir hayatını hem de gelenekseli bir arada barındırıyor. UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan Old City bölgesi, Kanada denince akıllara gelen ilk fotoğraf karesinin bulunduğu yerdir. Devasa büyüklükteki Chateau Frontenac Oteli’nin yer aldığı bu kare adeta Kanada’nın simgesi haline gelmiştir.

 

Mehmetcan Sarıkaya

Ben Mehmetcan Sarıkaya, 24 yaşındayım. Edirne doğumluyum. Düzce Üniversitesi'nde Turizm öğrencisiyim. Yeni yerler gezip görmeyi, keşifler yapmayı seviyorum. Sizlere birbirinden güzel destinasyonları anlatacağım. Böylelikle Gezi Biletim sizler için online rehber görevi görecek. Gezi Biletim ile "En Kaliteli Tatiller Sizin Olsun!"

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: